31456
/site/31456/uploads/o/2015/23/ecfbe96d5dff470709b109712e1967c6.mp3
/

    YEMENİ İMALATI

     
    Yemeni, bir ayakkabı çeşididir. Kaba fakat sağlam bir yapıya sahiptir. Genelde köy şartlarında yaşayan kişilerin tercih ettiği ayakkabı, yemeni ayakkabısıdır Diğer bir çeşit olan ağaç çivili kundura ayakkabıya göre daha ucuzdur.
     
    Yemeni, tamamen el emeği ve el dikişiyle imal edilmiştir. Ancak. üst bölüm olan sayasındaki bazı dikişler daha sonraları makine dikişi ile dikilmiştir.
     
    Yemeni imalatında kullanılan taban için gön ( manda derisi), saya için inek derisi, astar için keçi beyazı deri, taban-astar ve saya-astar arasında kullanılan kil türü çamur ve teliz veya çuval eskisi, keten ipliği ve balmumu, çiriş, don yağı tamamı Safranbolu ve yakın çevresinden temin edilmektedir. Taban kenarı ve el dikişlerinin boyanmasında kullanılan zac-ı Kıbrıs ile gebgebi ve kabara bu tür yemeni ve kundura malzemelerini satan bir esnaftan alınırdı. Onlarda genelde İstanbul’dan temin ederlerdi.
     
    İmalat esnasında kullanılan alet ve edavatlar arasında: önlük, tezgah, iskemle, bileği taşı, teber, bıçak ve masat, endazeler, tığ ve iğne, kirman, iplik tarağı, örs ve çekiç, kalıp, kebi, çekme demiri, dezgen, pazval ve haval, çalmaç, tanalya,  kenar bıçağı ve sıvama havalı yer alır.  >>>>   Detaylı bilgi için tıklayınız
     
    Yemeni çeşitleri ve ayak numarasını yerine kullanılan ifadeler :
    Küçük çocuklar için : Kıbı, gelik, gönlü mes.                                           Renk : Siyah, taba.
    Çocuklar için : Kötehna (26-30), Yanaz (31-36)                                     Renk : Siyah
    Bayanlar için : Zenne (36-38), zeyyerdan (39,40)                                 Renk : Siyah
    Erkekler için  : Lorta (40,41) Örüsker (42,43), Ulu ayak ( 44-45).         Renk : Siyah
    Erkek yemeniler, tulumbacı ve adi yemeni olaraj iki çeşittir. Tulumbacı yemeni, diğerine nazaran daha hafif yapıdadır. Tulumbacı yemeni arka tarafında ökçesine basılarak kullanılması için saya ile astar arasına çamur ve telis parçaları kullanılmazdı.
     
    .
     
    Yemeni imalatı
     
    Alt tabanın hazırlanması,
    Nemli vaziyette tabakhaneden alınan gön yemeni tabanı kesiminden önce arastada bulunan çeşme yalağında daha da yumuşaması için bekletilir. Suyu iyice akıtılan gön, tezgah üzerinde sırt çizgisinden ortadan ikiye kesilir. Her bir kanatın gön arkasında varsa  kabası bıçkı denilen pürüzler bıçakla traşlanır, göne muşta ile vurulmak suretiyle muştalama yapılır. yüzey düzgünlüğü sağlanır. Bu işlemden sonra taban kesimine başlanabilir. Gön üzerine endaze ve ağırlık konur, teber endazenin etrafın dolaştırılarak, tabanın  bir teki bir kanattan diğeri de diğer kanattan endazesine göre teberle kesilir. Sağ ve sol taban üst üste konur, kesim bitene kadar bu işlem devam eder.
    Tabanlar endaze ve ağırlık konarak kenarları düzeltir. Tabanların astarları hazırlanır. Astarın endaze ölçüsü, taban endaze ölçüsünden daha küçüktür.  Kenarları arasında tüm çevrede 4-6 mm mesafe vardır. Astarlar, keçi beyazı derisinden kesilir. Taban ve astar iç yüzeyleri arasına karıt çamuru ile sıvanır, arasına teliz parçaları yerleştirilir, yerine göre tekrar çamur sürülüp teliz parçaları yerleştirilip, taban ve astar kapatılır. Adi yemeni için yapılan bu işlem tulumbacı ve bayan yemenisi için yapılmaz. Özel sipariş olan tulumbacı yemenisinde tabana karıt çamuru ve teliz parçaları konulabilir
     
     
    Sayanın hazırlanması
     
    Genelde yemeninin üste kalan yüzü inek derisidir, astar için keçi beyazı deri kullanılır. Saya ve astarlar,  bu derilerden endaze ölçülerine göre teberle kesilir. Gerekirse muşta ile vurularak  düz olması sağlanır. Yemeninin sayası iki parçalıdır, ön ve arka tarafı. Kenarlarındaki düzeltmeler teberle yapılır. Sayanım ön ve arka tarafının astarları çirişle yapıştırılır. Adi yemeni yapılacaksa sayanın arka tarafına çamur ve telis parçaları konup yapıştırılır. tulumbacı yemenisi arka tarafına karıt çamuru ve telis parçası konulmaz. Bu yemeninin arka sayası yumuşak olur, yemeninin arkasına topuklan basılıp terlik gibi de kullanılabilir. Sayanın ön ve arkası çatılır. Çatılmadan maksat ön ve arka saya yemeninin yan tarafları uç uca getirilerek dizler üzerinde cilde ve pazval arasına sıkıştırılarak, tığ ve karşılıklı iki iğne kullanılarak dikilmesidir. Dikilen yer muşta vasıtasıyla düzeltilerek, sayanın ayak görüntüsü alması sağlanır.Sayanın üst kenarının şeriti de hazırlanarak saya ve şerit iç tarafı yan yana getirilerek yine cilde kullanılarak sayanını üst kısmında kalan yer çepeçevre el dikişi yapılır. Şeridin serbest kalan tarafı sayanın iç tarafına yatırılarak çirişle yapıştırılır ve dikiş makinasında çepçevre yeniden dikilerek yapıştırılan şeridin kalkması önlenir.
     
    İlk ipi yapma / Dikiş ipliğin hazırlanması
     
    Kullanılan iplik keten ipidir. Eflani ve Kastamonu tarafından gelenlerden çile halinde satın alınır. Elemeye yerleştirilen çile ucu bulunarak, sarılıp top haline getirilir. Keten ipinin kalınlığına göre 4-6 topun ucu bir araya getirilerek bir iğ marifetiyle döndürülerek katlanmış ip haline getirilir. Katlı kendir ipi birer kulaç uzunluğunda kesilir, uçları yan yana getirilir ve bir tarakla uçlar inceltilir. Katlanmış ipe, ipin bükülmesi denir.
    Bu bükülmüş ip, dikişte kullanmak için önce balmumu ile mumlanır. Uçlarına ilk ipiyle iğnenini saplanması gerekir. 25-30 cm boyunda kesilen tek katlı keten ipine iğne saplanır, ipin uçları yan yana getirilir ve mumlanır. Bir elle iğne diğer elle ip tutulur. Dize yakın baldır üzerinde, ip el ayası ile baldır arasında yuvarlatılarak bükülmesi sağlanır. Bükülen ipin yarısına kadar birer ucu V-şeklinde açılır. V-nin dibine katlı ipin ucu getirilir, tek iple katlanmış ip aynı şekilde baldır üzerinde yuvarlatılarak bükülür. V-nin diğer ucundaki ip, bükülmüş olan bu ipin üzerine yatırılarak bu kez ters istikamette baldır üzerinde bükme yapılır. İğnenin ucu V- yapılan yerin hemen bükülmüş ipin ortasından geçirilir ve iğnenin geçtiği yer düzeltilir. İğne uçları yan yana getirilir ve bükülmüş ipin ortası bulunur. Yapılan bu işe ilk ipinin hazırlanması denir.
    El dikişi yapılırken dikişe başlanan ilk tığ deliğine, bükülmüş ipin ortası getirilir.  
    Tığ- çift iğne kullanarak dikiş yapan kişiler, bu iş yaparlarken kollarını yana doğru çekerek ipleri gerdirmeleri ve sonra dikiş yerini sıkmalarından olacak, bu kişilerin kulaç uzunluğu, boy uzunluğundan daima uzundur diye ifade ederler.
     
    Oltan dikimi
    Yemeninin saya ve tabanı hazırlanmıştır. Oltan dikiminin yapılmasına sıra gelmiştir. . Bu dikiş esnasında yemeni nemli olmalıdır.  Nemli olması zor olan oltan dikişini kolaylaştıracaktır. 
    Oltan dikimi, saya ve tabanın içte kalan yüzeyleri dışta kalacak şekilde kenarları uç uca getirilerek  el dikişiyle yapılan işlemin adıdır. Tabanın astarın kenarından göne  yarısına kadar tığ girer, gön- astarı arasından çıkıp saya kenarına girer. Tığı çıkartmaya çalışırken iğnenin bir ucunu bir taraftan sokar, tığı çıkartırken çıktığı taraftan diğer iğneyi sokar, iğne ipini de ortalar. 8-10 mm yanından tığ ve iğneleri geçirerek ilk dikişi sıkıştırır, dikişe benzer şekilde devam ederek tüm çevresi tamamlanır.  İlk başladığı yere geldiğinde, tek iğne ile diğer iğnenin bulunduğu tarafa gelir, son iki tığ arası olan bu yerde düğüm atıp, dikişini tamamlar. Bu haliyle yemenin alt tabanı ile sayanın dış yüzeyi iç tarafta kalmıştır. Diğer ifadeyle yemeninin dış kısmı dikişten sonra iç taraftadır. Oltan dikişini yemeni dikenler yapmazlar. Bu işi 1924 yılındaki mübadeleye kadar Kıranköy'de oturan rumlar yapmışlar, sonraki yıllarda yemeniciler arasında yetişen oltancılar devam ettirmişlerdir. Oltana hazır malzemeler çuvallara doldurularak, Arasta arkasından eski hamam önünden geçip kale arkasındaki yoldan dolaşıp Kanlıkaya yokuşunu tırmanarak rum oltancılara götürmüşlerdir. Rumlar arasında bu işi genellikle bayanlar yaparlarmış. Kanlıkaya yokuşu oldukça dik ve uzun bir yokuştur. Bazen bir çırağın günde 7-8 defa bu yokuşu inip-çıktığı olmuştur.
     
     
     
    Yemeninin kalıplanması
     
    Oltanı yapılan yemenilerin ters çevrilmesi gerekir. Yemeniyi yumuşatmak maksadıyla çalmaça batırılıp, çıkarılır. Önce yemeni tabanının ortasına basılıp, ökçe tarafı iç dış yapılır. En zor olan burun kısmının çevrilmesi ise dezgen yardımıyla olur.. Yemeni dizler arasında burun kısmını içeri alınmasına çalışılır. Az da burun içeri girdikten sonra, dezgen dizler arasında dik tutulup, yemeninin kısmen içeri alınan burnuna yerleştirilir ve elleriyle kavradığı  yemeniyi aşağıya doğru sıvanıp çekerek, yemeninin ters yüz yapılması sağlanır. Gerekli düzeltmeler elle yapılır. Uygun kalıp yemeni içersine sokulmaya çalışılır. Bu esnada topuk kısmı katlanmış, kalıp arkası görünür durumdadır. Kalıbın topuk kısmı tezgah üzerindeki kebiye, kalıp yemeni içersine tamamen oturuncaya kadar kuvvetlice vurulur. En son katlı vaziyette olan yemenini topuk kısmı, çekecek yardımıyla kalıba oturtulur. Kalıbın yemeniye iyice oturması için muşta ile vurulur.  Muşta ile gerekli düzeltmeler yapılarak yemenini kalıbın şeklini alması sağlanır. yemenicilikte en zor işlerden birisi oltanı ters yüz etme ve kalıplama işidir. En son yemeni tabanının kenarları, kenar bıçağı ile kesilerek düzeltilir ve kenarlarına parmağa dolandırılmış bir bezle çiriş sürülür.
     
    Kalıplanmış yemeni kısmen nemli olduğundan kurumaya alınır. Kurutmak için dükkandaki raflara veya kahvedeki raflara sıralanır.
     
    Kuruyan yemeninin tabanı don yağı ile yağlanıp, haval yardımıyla tabanda ileri-geri hareketle iyice yedirilmesi sağlanır. Gönün etek kısmından hazırlanan ökçeler gebgebi ile yemenin topuğuna çakılır, sac-ı kıbrısla boyanır. Ökçeler gönün ince kısımlarından hazırlanır.
     Kuruyan yemeniler, kalıplarından çıkartılır, ökçede içerden çıkan gebgebi ucu varsa örs üzerinde bu uçlar ezilir. Yemenilerin topuk kısmına tığla açılan birer delikten geçirilen 20-25 cm.lik bir iple çift halinde birbirine bağlanır. Raflardaki çiviye veya tavandaki sırıklara asılır  veya dükkan altındaki raflara sıralanır. Yemeniler satış için hazırdır.
     
    Yazın ve havaların yumuşak olduğu kışın, pencereler yukarıya kaldırılır, alttaki menteşeli kapak döşeme ile aynı hizaya getirilmek suretiyle yemeniler bunun üzerinde satışa hazırlanır.
     
    Satış esnasında müşteri isteğine bağlı olarak, yemenin ökçesine, bazen de tabanına da kabara çakılır. Bazen müşteriler yemeninin kenarına çepeçevre dikiş çekilmesini isterler. Kıyı çekme/kenar çekme  diye ifade edilen bu dikiş, gönün kenarı ile sayası etrafına dikilen bir dikiştir. gerekli miktarda malzemeciden alınan kabaralar, örs üzerinde çekiçle yemenin ökçe veya tabanına çakılır. Bu işleri genellikle çıraklara ücret mukabilinde yaptırılırdı
     
    Yemenicilerin kış aylarında yemeni imalatı yanında mest diktikleri de olurdu. Mest imali yemeniciliğe göre daha zahmetsizdi. Daha ziyade dikiciler bu işle uğraşırdı.
     
    Mest lastikli ve kopçalı olmak üzere iki çeşitti. Görünüş olarak yemeninin uzun konçlusudur. Ancak sayada setgen, tabanda setgenden daha kalın ve dayanıklı olan inek derisi kullanılır. Lastikli mesttin koncunun  her iki tarafına kumaş ve lastik ipinden yapılmış bir bez lastik dikilir. Kolayca giyilmesini teminen koncun üst tarafında ön ve arkasına  tirente bez kulaklar dikilir.  Kopçalı mestte, ayak iç tarafında karşılıklı kanca ve karşı yuvasının dikilmesi için yarıktır.  Kopçaların ayağı yara yapmaması için bunları kapatan geniş bir astar, -körükte denilebir- dikilmiştir. Bunun dikilmesinin bir diğer nedeni de; sabahleyin namaz abdesti alındıktan mest giyildikten sonra gece yatana kadar alınacak abdestlerde mesttin çıkartılmasına gerek olmazdı. Sadece vakit namazlarından önce abdest alınırken sıra ayaklara gelindiğinde, elin ıslatılmasından sonra mesttin ayak ucundan mesttin üst kısmına kadar parmakların sürülmesi yeterliydi. Aksi halde ayağın iç kısmı bu yarıktan görünür ve mest işi yapılamazdı.
     
    Mesttin taban ve saya kesimi yemeni ile aynıdır. Mestte sadece sayanın arka tarafında astar bulunur. Sayanın tabana dikimi el dikişiyle  yapılır, bu işe tabla dikilmesi adı verilmiştir. Sayadaki dikişler ise makine dikişidir. Kopçalı mestte ayrıca kopçaların görünmemesi için dikilen şerit ise el dikişi ile yapılır. Sadece kopçaların kilitlemeyi sağlayan uçları görünür. El dikişi olan yerler sac-ı kıbrısla boyanır.
     
    Mestlerin dışına, altları kaymayı önleyen sivri uçlu noktacıkları olan ökçesiz lastik ayakkabı veya yemeni giyilir.