31456
/site/31456/uploads/o/2015/23/ecfbe96d5dff470709b109712e1967c6.mp3
/

    AHMET DEMİREZEN (1906 – 23.07.1993 )

    Ahmet Demirezen daha çocuk denilebilecek 6-7 yaşlarında iken 1912-1913 yıllarında bu dükkanın eşiğinden adımını atmıştır. Bu zamanda babası savaşa katılmak üzere Safranbolu’dan ayrılmıştır. Annesi ve iki kardeşiyle kalmıştır. Bu günleri hayal meyal hatırlayan Ahmet Demirezen, 1919 yılında da babasının ölüm haberini almıştır. Babası Çanakkale ve Yemen’de savaşmış. Esaretten sonra hasta olarak İstanbul’a dönmüş ve hastanede vefat etmiştir. Safranbolu’ya gelen asker arkadaşlarından gelen haberlerde bunlardan ibaret bilgiler olmuş. Babası da yemenici imiş.
     
    Ustası Mumcu Osmanoğlu Sadık ustadır. Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemini ustasının yanında tamamlamıştır. Ustasının ölümünden sonra bir süre vereseleri adına çalışmış, 1922 yılında da 16 yaşında iken, bu dükkanı devralmıştır.  Başlangıçta kır pazarı denilen cıvar nahiye ve kasabalara ürettiklerini satmak üzere; 1929 yılına kadar pazartesi günleri Eflani’ye, bu yıldan itibaren Perşembe günleri de 1969 yılına kadar 40 yıl Eskipazar’a gitmiştir. Safranbolu'da pazartesi gününe eflani denilmesinin bir nedeni de Eflani de o gün pazarın kurulmasının hatırlatılmasıdır.
     
    Genellikle hayvancılık, tavuk ve hindi yetiştiriciliğinin yaygın olduğu Eflani'den Eskipazar'a yönelmesinin nedeni de, pazar dönüşlerinde bazen soyguncuların yol kesmesi idi. Ancak pazardan parayla dönmek yerine kazandıklarını Safranbolu'dan o gün gelen celeplere veren yemenicilerin bir zararları olmamıştır.
     
    Vakıflar idaresinin Arastadaki dükkanları satışa çıkartması üzerine 1935 yılında da Ahmet Demirezen dükkan sahibi olmuştur. Bu satıştan önce ileri gelen esnafın aldıkları tavsiye kararıyla; ihalede, hiçbir kişi halen oturmakta olan  kişinin dükkanına talip olmamıştır. Toplam alanı 12 m2 olan bu dükkan, 54 TL'ye 4 eşit taksitte alınmıştır.
     
    Karabük’te Demir Çelik İşletmelerinin kurulmasından sonra 1940’lı yıllarda başlamak üzere bu mesleğe rağmen azalmış, eleman yetiştirme sıkıntısı başlamış, hatta esnaftan da Demir Çelik’e çalışmaya girenler olmuştur. 1950 yılının ortalarında yemeniden daha ucuz fakat sağlıksız olan lastik ayakkabıların piyasaya sürülmesi de yemenicilik mesleğinin daha da geri saymasına sebep olmuştur. Yemenicilikle uğraşanlar azalmış, yerlerine yeni yetişenler olmamış ve1960’lı yılların ortasında Ahmet Demirezen’den başka yemenici ustası olarak arastada kimse kalmamıştır. Bu zamana kadar satışa yönelik yemeni imalatı yapılmamış, ancak elde bulunan malzemelerle sipariş üzerine yemeni imalatı yapılmıştır. Buna paralel olarak yıllarca Safranbolu ve civarının deri ihtiyacını karşılayan tabakhanede de deri imalatı yapan esnaf kalmamıştır. Bu tarihten sonra Ahmet Demirezen yemeni yerine mest imalatına yönelmiş, imalatta kullanacağı deriyi de Gerede tabakhanesinden karşılamak zorunda kalmıştır. Mest satışı kış mevsiminin yaklaşmakta olduğu günlerde başlamakta, ancak Ahmet Demirezen eski günlerde olduğu gibi her gün dükkanın sabah açıp, akşam kapatmaktadır. Kış için mest dikimine devam etmiş, turistlerin ilgisini çeken yemeni yerine çocuk mestini satışa sunmuştur. Yegane kaldığı arastada kedisi ve güvercileri ile birlikte olmakta, yakın dostları ve Safranbolu’ya hayran olan ziyaretçilerine eski günlerini anlatmıştır. "Dükkan kapısı, hak kapısıdır" diyerek, bir kazancı olmadığı ve ilerlemiş yaşına rağmen heyecanla dükkanın açık kalmasına özen göstermiştir.
     
    Arasta boşalmış, bazı dükkanlar ise bakımsızlıktan çökmeye yüz tutmuştu. 1978 yılında Kültür Bakanı Prof. Dr. Sayın Ahmet Taner Kışlalı’nın Safranbolu’yu ziyaretlerinde; Kaymakamlar Evi ile Yemeniciler Arastası’nın Bakanlıkça kamulaştırılması ve restorasyonu gündeme gelmiştir. 72 yaşına rağmen rağmen, arastada Ahmet Demirezen’in tek başına yıllarca yaptığı işi devam ettirmesinden etkilenmiş olmalı ki, Sayın Bakan “ Ahmet ustanın dükkanını kamulaştırmayın, Ahmet Usta dükkanında çalışmasına devam edecektir.* ” diye de açıklamada bulunmuştur. Aslında o günlerde bu dükkan arastada ayakta kalabilen en sağlam iki dükkan biri idi. Kamulaştırma kararı,14.12.1978 tarihinde dükkan sahiplerine bildirilmiştir. Ahmet Demirezen'in dükkanı kamulaştırılmıştır. Restorasyonun başlayıp, sıranın çalıştığı dükkanına gelmesine kadar, kendisinin bu dükkanda çalışmasına izin verilmiştir. 15.12.1982 tarihinde de Ahmet Demirezen aralıksız 70 yıl sürdürdüğü işini fiilen bırakmıştır.
     
    1990 yıllara gelince Arasta çarşısının restorasyonu tamamlanmış, az da olsa turizme yönelik ise bazı dükkanlar açılmıştır. zamanın kaymakamı Sayın Yavuz Erkmen eski Arastayı karakterize edecek bir dükkanın olmasını planlamıştır. Kaymakamlıkça,  iç rafları hazırlattırılmış olan dükkan, Ahmet Demirezen'in 70 yıldır devamlı çalıştığı dükkanı idi. O gün Sayın Yavuz Erkmen’le birlikte yerini görmeye gidilmiş ve eşyaların festival gününe kadar yerleştirilmesi talep edilmişti. Bu amaçla eşyalarını evinde muhafaza etmekte olan Ahmet Demirezen'in yemenicilik malzemelerini bu dükkana taşımıştır
     
    Festival günü açılan bu dükkan "Ahmet Demirezen Yemenicilk Müzesi" adıyla yıllarca hizmet vermiş, Türkiye'de turizme yönelik bir çok, dergi ve broşürlerde yer almıştır. 
     
    Ahmet Demirezen'in yaşadığı süre içersindeki Safranbolu Arasta çarşısı ve yemenicilik anlatılmaya çalışılmıştır. Kendisi bu iş yapmış olan en son yemeni ustadır.
     
    Ahmet Demirezen, Safranbolu'da 1912-1913 yıllarında çırak olarak girdiği bu dükkanda; çırak, kalfa, usta, dükkan sahibi yemenici olarak çalışmış ve Haziran 1990’dan Nisan 1993’e kadar sağlığında müze olan bu dükkanı zaman zaman açarak gelen misafirlerine hatıralarını anlatarak hizmet vermiştir.
     
     
     
     
    * Mimar Sayın Yavuz İnce’nin 17.03.2005 tarih ve 179 sayılı Safranbolu Expres’te yayımlanan “ Safranbolu’da Eski Ustalar” yazısından alınmıştır.